DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Eskişehir 19°C
Gök Gürültülü

“BİRİNE BAĞLANMAKTAN NEDEN KORKARIZ?”

23.10.2019
255
A+
A-

Kadın ve erkek ilişkilerinde en can sıkıcı sorunu konu almak istiyorum, “bağlanma korkusu”

Sosyal medyada bu ayki konum ne olmalı diye sorduğumda genellikle bu cevabı aldım. Aslında laf aramızda benim de canımı sıkan bir konu.  Bir erkek ya da bir kadın neden bağlanmaktan kaçar?

Her şey çok güzelken, ya da şöyle söyleyelim, elde edene kadar ki yakınlaşma sürecinde her şey mükemmelken, yakınlaştıktan sonra uzaklaşan, ilk buluşmadan sonra aramayan ve hatta evliliğe giden bir ilişkiyi sabote etmek isteyen bir erkeğin kesinlikle bağlanma sorunu vardır. Tüm bunların asıl nedeni de korkuları ve kaygılarıdır. Ayrılmaktan ya da kaybetmekten korkmak, alıştıktan sonra yalnız kalmaktan ve mutsuz olmaktan korkmaktır aslında. Çünkü bir şeyin varlığı nasıl bizi çok mutlu ediyorsa, kaybettikten sonra yaşanılan yokluğun verdiği acı da o kadar dayanılmazdır.

Bağımlı karakterler, bağlanmaktan çok korkarlar. Zayıflığını ve korkusunu kendine yediremeyenler, bu tür savunma mekanizması geliştirerek eksiklerini bastırmış oluyorlar.Muhtemelen geçmişte birini, kaybedeceğini asla düşünmeden tüm kalbini açarak sevmiştir ve kaybettikten sonra yokluğunun verdiği o acıyla da kendine bir koruma kalkanı örmüştür kim bilir.

Kadınlarda ise, bağlandıklarında kullanılacakları korkusu vardır. Bir kadın eğer bağlandığını belli ederse erkeğe, o erkek bir daha hassasiyet göstermeyecekmiş gibi bir hisse kapılır. Onu daha az sevecek, onu sık sık kısıtlayacak ve zaman zaman yasaklar getireceğini bile düşünür. Tabi bu korkuyla da hiçbir kadın ilişkini istediği gibi yaşayamamakla birlikte, sorumluluk almaktan kaçarak ilişkiyi erkeğin sırtına yüklemektedir.

 

“Bağlanma sorunu olan bir kadınla ve ya bir erkekle berabersek ne yapmak gerekecek?”

İlişki sadece onun şartları ile ilerliyorsa, birlikte olmadığınız zamanlarda nasıl vakit geçirdiğini sizinle fazla paylaşmıyorsa, beraberken sıcak ama uzaktayken duygusal mesafeyi hissettiriyorsa, sizinle beraber vakit geçirmekten çok hoşlandığını söylediği halde, birlikte olduğunuz zamanlar kısıtlıysa, onu suçlamayın. “Nasıl yani?” dediğinizi de duyar gibiyim. Gerçekten suçlamayın. Yaşadığı travmalar vs. her şey onu bu duruma itmiştir. Bırakın kendi savunma mekanizmasında mutluluğunu yaşasın.

O zaten ne istediğini bilen bir yetişkin olarak seçimini yapmıştır. Nedeni de önemli değil; siz ne yaparsanız yapın, o asla değişmeyecektir. Belki onu değiştiririm ümidiyle kendinizi paralamayın.  Ya da şansımı denemek istiyorum diyorsanız, buyurun deneyin ne diyeyim 🙂

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.